Yangın yerinde 1 Mayıs!

İçinde bulunduğumuz dönemi açıklayacak kısa cümle yarışması yapılsa “Silivri” finale kalır kesinlikle… Silivri Cumhuriyeti, Silivri Haysiyet Mezbahası, Silivri Hukuk Cinayetleri…

İBB Davası her duruşmada iktidarı biraz daha “mahkûm” ediyor.

Seçimle kaybettikleri belediyeleri yargı ile geri alma gayreti, demokrasinin neresine sığabilir? Kendileri de dahil bunu kimseler bilemiyor.

AKP’nin çok özel bir “etik anlayışı” var:

-Biz yaparsak yasaldır, başkaları yaparsa yasaktır!

Bu ölçünün en somut olanını; İstanbul’da yaptıklarını Tarık Balyalı “Hesap Sorulmalı- AKP Dönemi İBB Yolsuzlukları” adıyla kitaplaştırdı. Tekin Yayınevi’nden çıkan kitap üç baskı yaptı.

Her sayfasında ayrı bir “skandal” olabilecek usulsüzlük, kayırma, kanunsuzluk içeren uygulamaların ayrıntılı dökümü yer alıyor.  

İBB kasaları yöneticilerin “uygun gördüklerine” ağzına kadar açılmış. Bakanlıktan kiralanan marina özel kuruluşa maliyetinin altına devredilmiş. AKP tarafından makbul statüsü kazanan vakıfların kiraları, bulundukları binaların bakım onarım giderleri, teşrifat malzemeleri, gezi masraflarının tamamı İBB tarafından karşılanmış! Ama bunların hepsi “yasal” hale getirilmiş! Belediye Meclisinden oy çokluğuyla geçirilmiş!

Bu vakıfların hangileri olduğunu tahmin etmeniz hiç de zor değil. Kitapta hepsi var.

***

Silivri duruşmalarında yaptığı savunma ile dikkatleri çeken TÜSES Başkanı Altan Ertürk, tahliye sonrası Silivri’deki 192 gününü anlattı T 24’ten Candan Yıldız’a…(28 Nisan 2026)

Herkesin bilmediği bir Silivri’yi gördük o röportajda. Ertürk, altı buçuk ay 50-60 kişilik bir koğuşta yaşamıştı. Çarşaflarından sopalarla tahtakurusu ayıklanan, semaver kazanlarında yemeklerin yapıldığı, yeni nesil çete elemanlarını kitap okuru haline getirdiği Silivri hapishanesini anlatıyordu.  

Altan, altı buçuk ay sonra çıktığı duruşmada hakimi bile şaşırtmayı başarmıştı. Mahkeme başkanı “Siz kamu görevlisi değilsiniz ki” demişti:

-İrtikaptan yargılanamazsınız!

-Ben de başından beri savcılara bunu anlatmak için çırpınıyorum, nihayet bir kişi çıktı beni anlayan. Ben iş insanıyım, TÜSES Vakfı Başkanıyım.

Yeri gelmişken (irtikap: bir kamu görevlisinin nüfuzunu kullanarak kendisi veya başkası için menfaat sağlaması) olduğunu yazalım etkili mevkilerde olanlar da öğrensinler.

Bir başka Silivri sadece Altan Ertürk’ün anlattıklarıyla sınırlı değil. Merve Kurt’un “farklı Silivri”den yolladığı mektupta yazdıkları “neredesin ey hukuk?” dedirten cinsten… Grup Yorum Davasında yargılanan Merve Kurt, kendisi gibi tutuklu olan kardeşi Bahar’ın uğradığı haksızlıkları değil, arkadaşlarınınkileri yazmış. Seher Adıgüzel’in “Bir Toz Bulutu Şimdi Antakya’m” adlı şiiri iddianamelerde suç gibi takdim ediliyor.

Seher, 1999 Depremi için yaptığı “Sesimi Duyan Var mı?” adlı bir başka bestesi de var. Sanatçı halkın dertlerini, kendine dert edinen duyarlı insan değil midir?

Ev hapsi ile tahliye edilen Ayten Öztürk’ün yaşadıklarını anlatması ve bunları yazması üzerine, tekrar tutuklanıp iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla Kandıra Cezaevine konuldu…

***

Akbelen’de Esra Işık kendilerine ait zeytin ağaçlarının zorbaca ellerinden alınmasına karşı direndiği için tutuklu… Mahkemeye de elleri kelepçeli getiriliyor. Tam olarak “düşman” gibi muamele görüyor. Oysa düşman değil bu vatanın öz evladı! Ona bu çileyi reva görenler acaba kendileri için ne düşünülmesini isterler?

Bir başka “gasp” ise Merdan Yanardağ ve arkadaşlarının sahici gazetecilikle en büyük dört haber kanalından biri haline getirdikleri TELE-1’in satışa çıkarılması. Eğer ahlak tedavülden kalkmadıysa bu satışı durdurun!

Yazıyı buraya kadar okuyabildinizse şöyle diyebilirsiniz:

-Yeter artık dur!

Bunun nasıl olacağını maden işçileri Ankara’da gösterdiler. Zulme karşı yüzyıllardır şaşmayan reçeteyi hayata geçirdiler:

-Direne direne kazandılar!

Hem de tam emekçilerin onurlu günü arifesinde… Ülkemiz tam olarak afetler dönemini yaşıyor. Ama çıkış yolu da var. Bugünü yarına çevirecek olan da budur:

-Yangın yerinde 1 Mayıs!  

   

Posted in Köşe Yazıları.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir