Yıllar önce Cihangir’de çok “sevimli” bir emlakçı tanımıştım. Onun aracılığıyla ev kiralayanlara baş döndürücü iyilikler yapardı. Romantik bir adam olan emlakçı sırılsıklam âşık olduğunda minik kedi yavrusundan en pahalı çiçeklere kadar hediye yağmuru ile adeta büyülerdi sevdiği kadını…
Bir süre sonra farklı kültürlerin getirdiği sorunlar büyülü aşkı bozar, terk edilen romantik adamı laneti ortamı sarıp sarmalardı. Sonra daha önce hiç duymadığım intikam andı içerdi:
-Ona yapacağım kötülüklerin yarısı, daha aklımda yok!
***
Henüz “düşünülmemiş kötülükler” iki kişi arasında sınırlı kalacağı için, Milan Kundera’nın Gülünesi Aşklar kitabından okunmuş birkaç sayfa muamelesi görürdü emlakçının yakın dostlarından… Sonra kırgınlığı ve kızgınlığı geçer aşkıyla birlikte tasarlamadığı kötülükleri de unutur işine yoğunlaşırdı.
O dönemde ülkede “düzenli kötülükler” yok değildi elbette… Ama daha sonraki yıllarda “yaygınlaşmış kötülük” ortamının nasıl olabileceğini en hayalperestler bile düşünemiyorlardı.
Kadersiz demokrasi ile yıllarını heba eden ülkemiz bunu da görecekti:
-Size yapacağımız kötülükleri yarısı daha aklımızda yok!
Buraya bağlanacak olayların/gelişmelerin sonuncusu Yargıtay’ın YENİ Parti’ye yaptığı isminiz değiştirin uyarısı oldu.
Yenilik Partisi, Yargıtay’a başvurmuş, “karışıklık olabilir” diyerek… Yargıtay da “hakikatten öyle” düşüncesiyle daha önce verdiği bir emsal karara dayanarak YENİ Parti’den ismini değiştirmesini istemiş!
Peki, o halde şuraya bir bakalım:
-Adında “yeni” ve “yeniden” kelimesi bulunan kaç parti var biliyor musunuz?
Sıkı durun… YENİ Parti, Yeni Türkiye Partisi, Yeni Çağ Partisi, Yeni Yol Partisi, Çağdaş Yeni Nesil Partisi, Yeniden Refah Partisi, Yeniden Umut Partisi, Yeniden Diriliş Partisi, Yeniden Doğuş Partisi, Yenilik Partisi.
Başka ortak isimli partiler de var… Adalet Birlik Partisi, Adalet Partisi, Adalet ve Çağrı Partisi, Adalet ve Gençlik Partisi, Adalet ve Hürriyet Partisi, Adalet ve Kalkınma Partisi.
Bitmedi… Cumhuriyetçi Millet Partisi, Cumhuriyetçi Sol Parti, Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi, Cumhuriyet Emek Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Cumhuriyet Partisi, Cumhuriyet ve Adalet Partisi.
Verdiği kararlar bazı durumlarda yasa maddelerinin dahi üstüne çıkabilen “ciddiyetiyle” ünlü koskoca Yargıtay bu kadar özdeş ismin bulunduğu siyasal partiler yelpazesinde yıllardır her hangi bir karışıklık olasılığı görmemiş, sadece YENİ Parti’nin ismini sakıncalı bulmuş!
***
12 Eylül Darbesinin generalleri 1983’te yapılacak genel seçimler öncesi yeni kurulan partilerin bazılarına izin vermişler bazılarına ise inanılmaz zorluklar çıkartmışlardı. O dönemde Halkçı Parti Genel Başkanı Necdet Calp, bu zorluklara dikkat çekmek için “parti kurmak turşu kurmaya benzemez” demişti.
2026 Eylül ayı itibarıyla Türkiye’de 189 siyasi parti var. Görüldüğü kadarıyla parti kurmak turşu kurmaktan daha kolay hale gelmiş, turşusu çıkmış demokraside…
Yargıtay’a benim ismimle karışabilir diye başvuran Yenilik Partisi’nin Başkanı Öztürk Yılmaz, 2014’te IŞİD’in baskın yapıp 101 gün rehin aldığı Türkiye’nin Musul temsilciliğinde Başkonsolos idi. Sonra CHP’de genel başkan yardımcısı oldu. Kendisinin devletine içten bağlı eleman olduğunu kabul ediliyor. Her dönemde aldığı görevleri başarıyla yerine getirdiği açıkça görülebiliyor.
Son yıllarda sıklıkla “yok artık o kadar da olmaz” dediğimiz o kadar çok şey oldu ki, artık kimse şaşırmıyor. Sadece “bunlar yapacakları kötülüklerin yarısıymış” diye düşünenlerin sayısı artıyor. Her kademede hep birlikte uygulanan seçkin kötülüklerin türü ve çeşidi o camiada “hayranlık” uyandırıyor. Öncekilerin “Türkçe Olimpiyatları” isimle düzenledikleri devasa organizasyonun bir üst aşaması sonrakilere çok yakışabilir:
-Kötülük Olimpiyatları!
