Bir gazetecilik abidesi!

Gazetelerin Babıali’de olduğu yıllarda, 19 Ocak 1976 günü Milliyet’in sabah toplantısı başlamak üzeredir. Yazı işleri müdürü Hasan Pulur son gelen haberleri de almak için teleks odasına girer, makinelerden şerit halinde akan kağıtlar arasından son dakika gelişmesini görür:

-TRT Televizyon Daire Başkanı Zeki Sözer görevinden alındı!

Pulur, uzun süredir konuşulan bir sorunu çözmüş olmanın mutluluğuyla teleks haberini genel yayın yönetmeni Abdi İpekçi’ye uzatır:

-Abdi Bey buyurun aradığınız haber müdürü bulundu!

O tarihlerde Milliyet’te olduğu gibi diğer gazetelerde de böyle bir makam yoktur. Haberi eline alan yazı işlerine koşar. Abdi Bey haberlerin tek elde toplanıp yazı işlerine öyle gelmesini planlamaktadır.

***

Aynı dakikalarda Zeki Sözer TRT’deki odasını toplamaktadır. Telefonu çalar, arayan Milliyet Ankara Temsilcisi Orhan Tokatlı’dır. Çok hızlı konuşmasıyla bilinen Tokatlı ile Zeki Abi arasında şu kısa konuşma geçer:

-Zeki seni görevden almışlar…?

-Evet!

-Bizimle çalışır mısın? Abdi Bey Milliyet haber müdürü olmanı istiyor.

-Memnun olurum.

-İyi! Sana 18.15 İstanbul uçağına bilet aldım, Abdi Bey seninle Pazar Röportajı yapacak, evi taşıyana kadar kalacağın otel ayrıldı, gerisini sonra hallederiz. Hadi hayırlı olsun!..

TRT’deki üst düzey görevinden Babıali’nin yıldızı olan gazete geçişi için 15 dakika yetmişti. O yıllarda teknoloji yavaş, gazeteciler ise çok hızlıydı!

***

Zeki Sözer gazetecilik ve televizyonculuk alanlarında sayıları iki elin parmaklarını geçmeyecek olan efsane isimler arasındadır. Türkiye’de daha televizyonun “T”si yokken, Zeki Sözer BBC’nin davetiyle Londra’ya giderek televizyon prodüktörlüğü eğitimi almış, mesleğinde bir “ilk” olma unvanını kazanmıştır.

TRT’nin haftada bir kez ekrana gelen “ilk haber programı” Zeki Sözer ile Örsan Öymen tarafından hazırlanıp sunuldu. Sonraki yıllarda pek çok benzeri yapılan bu tarz haber programlarının “babası” sayılan TRT yapımının da altında Zeki Sözer’in imzası vardı.

Ben Zeki Sözer ile eski Milliyet’in Cağaloğlu ve Bağcılar binalarında uzun yıllar birlikte çalıştım. Milliyet Avrupa Temsilcisi görevini tamamlayıp İstanbul’a dönmüştü. Onun yönlendirmesiyle sayısız haberler röportajlar yaptım. O haberlerin röportajların onlarca katı kadar da anılar biriktirdim. Zeki Sözer benim gazeteci büyüğüm, baba yarısı bir ağabeyimdir.

Zeki Ağabey Frankfurt’tan döndükten sonra, haber müdürü olarak, gazetecilik hızından hiç bir şey kaybetmemişti… Bir gece televizyon izlerken Milliyet gazetesi reklamı geldi ekrana:

-Nazım Alpman’ın yazı dizisi yakında Milliyet’te…

Ben böyle bir yazı dizisi yapacağımı o anda öğreniyordum. Zeki Abi’yi aradım, yarın sabah konuşuruz diyerek kapattı. Yarın sabah konuştuk ve hallettik. Onun verdiği tarihte seyahati röportajımı teslim etmiştim.

Bir başka akşam, genel yayın yönetmeni Doğan Heper ile odasında oturuyorlardı. Beni çağırdılar. Zeki Abi ile Doğan Abi birlikte tasarladıkları Yunanistan- Bulgaristan-Yugoslavya röportajının nasıl olmasını istediklerini anlattılar. Ben de şunu sordum:

-Ne zaman yola çıkayım?

-Yarın sabah!

Üç ülke var, vizeleri yok. Saat olmuş 19.00… Nasıl yapacağım diye soran gözlerle Zeki Abi’ye bakınca, o tamam anlamında göz kırptı. Gazetecilikte haber için “olmaz” yoktu. Ertesi sabah ilk uçakla pasaportum Ankara büroya gitti, öğlenden sonra Yunanistan büyükelçi imzalı vize ile gazeteye geri geldi. Akşamüzeri Yenibosna’dan Gümülcine’ye kalkan taksi dolmuşun ön koltuğunda oturuyordum. 1990’lara gelmiştik, gazetecilik hâlâ çok hızlı idi! Tabii Zeki Sözer’in yol yordam bilgi ve becerisini en üste koymam gerekiyor.

***

Milliyet’ten emekli olduktan sonra TV 8’in Genel Yayın Yönetmeni olarak, yayın danışmanı Atilla İlhan ile birlikte çalıştı.

Zeki Sözer’in emeklilik dönemi yeni üretim yıllarına dönüştü. Tiyatro oyunlarında başrol oyuncusu olarak sahnelere çıktı. Aynı dönemde TRT Yıllarını anlattığı kitabını yazdı. Yine bu dönemde resim yapmaya başladı.

Bütün bunları yazmamın bir sebebi var… Zeki Sözer bugün 92 yaşında. Aktif döneminin bütün özelliklerini taşıyan ince mizahı ve adının hakkını fazlasıyla veren keskin zekâsıyla hayatına devam ediyor.  

Sanat dünyasının saygın Küratörü Baran Arslan Curoğlu’nun titiz çalışmasıyla Taksim Brieflyart Galeri’de bu akşam (6 Ağustos 2026) çok kapsamlı bir “Zeki Sözer Sergisi” açılıyor. 21 Ağustos’a kadar gezilebilecek sergide pek çok sürpriz var.          

Zeki Sözer’in bir sinema filmi olacak kadar renkli hayatını anlatan bu sergiyi özellikle gazeteciliğe devam edecek genç meslektaşlarımız gezip görmeli. Brieflyart Galeri’den çıkarken ustalarının hakkını da teslim edeceklerdir:

-Bir gazetecilik abidesi!