Sabahın erken saatlerinde küçük bir grup gazeteciyle birlikte Muğla’nın Gökova ilçesinde büyük bir toplumsal gösterinin içine düşüyoruz. Dozerler, jandarmalar, kapitalistler bir yanda, köylüler, kadınlar, çocuklar, yaşlılar diğer yanda… Eski bir tarihi yapı istimlak edilmek için kurban seçilmiş. Kitlenin ellerinde bayraklar dövizler pankartlar var:
“Gapitalizme garşı omuz omuza!”
Gösterici kitlenin önüne özel aparatıyla “lider” geliyor. Yöre şivesiyle hareketli biçimde ajitasyon dozu yüksek bir konuşma yapıyor. Liderin bindiği aparat, bisiklet değil, motosiklet değil, el arabası değil. Ama akülü ve çok hızlı ve seri hareket edebiliyor. Bunda liderin kullanma yeteneği de söz konusu tabii… Lider kitlenin önünde iki tur attıktan sonra bütün meydan “stop” sesiyle inliyor.
Muğla’da “militan köylü eylemi” hiç de yabancısı olduğumuz bir şey değil. Ama bu sefer ki başka! Yirmi yıl öncesinin efsane “Dondurmak Gaymak” filminin devamı çekiliyor.
Eylemcilerin hareketli lideri ünlü oyuncu Cengiz Bozkurt, aracından inip şemsiye gölgesindeki sandalyesine oturup bir sonraki sahne için Yasin Çam ile Muğla şivesi diksiyon çalışması yapıyor.
İlk filmde görüntü yönetmeni olan Eyüp Boz bu sefer yönetmen koltuğunda oturuyor. Senaryosu da Nedim Saraçoğlu ile birlikte Eyüp Boz’a ait.
İlk filmin yönetmeni Yüksel Aksu yeni versiyonda “manevi” olarak yer alıyor, kendisine ait bütün hakları Eyüp Boz’un filmi için devrediyor.
İlk dondurmacının içinde; ikicisinin ise başında olan Eyüp Boz’dan iki film için kıyaslama yapmasını istiyorum, o da özetliyor:
-Bu sefer daha rahat koşullarda çalışıyoruz. İlk film çok iddialı ve duygusaldı. Biz de ilk filme halel getirmeyecek ciddiyette özenle çalışıyoruz. Oyuncularımız çok yüksek bir performans sergiliyor. Bu benim ilk yönetmenlik yaptığım film. Bir de şu var. İlk filmde doğmamış olan kızım Defne bu filmde (sinema tahsili yapmış) asistanım olarak çalışıyor.
Filmin tam adı “Dondurmam Gaymak: Gapital” olarak saptanmış. Nedeniyse yeni dondurmacı Cengiz Bozkurt’un başı banka kredileriyle dertte olması…
Bozkurt çekimler sırasında yaşadıklarını anlatırken “burada insanlar film için çok anlayışlı davranıyorlar” diyor:
-İlk filmden bu yana yirmi yıl geçti. Çok önemli değişiklikler oldu. Kıyılar ranta açıldı. Bazı yerlerde insanlar kapitalizmin cazibesine karşı direnemiyorlar. Filmde ise direnlerin hikayesini anlatıyoruz. Yörük kültürü var burada… Keçi sütü ile yapılan dondurma bir metafor. Yerel direnişin simgesi o…
Filmde yer alan diğer oyuncular Okan Çabalar, Mehtap Bayrı, Yasin Çam, Atakan Çelik, Zehra Yılmaz, Gülnihal Demir ve Burak Kaya’nın en fazla vurgu yaptıkları yer çalışma ritmi:
-O kadar çok eğleniyoruz ki! Biz çekerken bu kadar güldüğümüze göre izleyenlerin de çok gülecekleri bir film olacağından kuşku duymuyoruz.
Kamera karşısında hiç konuşmadan da izleyenleri güldürme yeteneğine sahip olan Okan Çabalar, çıtayı yükseğe koyarken meslek büyüğünü de selamlamayı ihmal etmiyor:
-Naçizane daha komik oluyor bu seferki, bir kere Cengiz Bozkurt faktörü var!
Mehtap Bayrı ise “bu bölgede çekilen dört projede yer aldım” diyor:
-Muğlalıcayı çok güzel gonuşabiyom!
Yapımcılığını Ünik Film’in üstlendiği “Dondurmam Gaymak: Gapital” de kamera arkasında Eyüp Boz’un da hocası olan Uğur İçbak yer alıyor. Boz, hocası için “bu alanın en iyisi” tanımlamasını yapıyor.
Ülkemizde kapitalizmin en vahşi versiyonun sahne aldığı bir dönemde Eyüp Boz’un filmi, olabilecek en sevimli ve de bel kemikli karşı koyuşu gündeme getiriyor:
-Kapitalizme karşı dondurma isyanı!

