Çok para herkesi bozar!

 

Kütahya Valisi Musa Işın zamanlama bakımından “manidar” olabilecek bir paylaşım yaptı. Vali Işın “İslami değerler törpülendi, boşanmalar arttı, çocuk sayısı azaldı” tespitlerinin ardından şöyle devam etti:

-Duymadığımız işitmediğimiz suçlar öğreniyoruz, çareyi başka yerde aramaya gerek yok! Tek çare İslami terbiyedir, İslami ilimdir, İslami ahlaktır!

Sayın Vali adeta kaş yapayım derken göz çıkartmış! Günümüzde eksik olduğu vurgusu yaptığı “İslami terbiye, ilim ve ahlak” Türkiye Cumhuriyeti’nin son çeyrek yüz yılına damga vurmuş AKP tarafından topluma yerleştirildi. Büyük hedefli bu hizmeti, var gücüyle sunmaya devam eden İslami bir iktidar var ülkede… 

Kütahya’nın değerli Valisi, hiç kimsenin aklına gelmeyen bu olağanüstü tespit ile AKP’ye ve onun efsaneleşmeye yüz tutmuş liderine karşı büyük bir haksızlık yapmış olarak görülebilir. Kütahya’dan yükselen itirazı -en hafif tabirle- “nankörlük” kategorisine sokanlar, şöyle sorabilirler:

-Vali bey, Reis yirmi beş yıldır İslami ilim, terbiye ve ahlakı yerleştirmek için hiçbir şey yapmadı mı demek istiyorsun?

***

Bu soruyu ve cevabını iktidarın “Kol kırılır Yen İçinde Departmanı” ilgililerine bırakıp İslami terbiye içinde yetişip, kamuoyunun ilgisine mazhar olan birbirinden değerli isimlerinin topluma kattıklarına bakalım.

Haber Türk televizyonundan Ela Rümeysa Cebeci’nin tutuklu bulunduğu konu hakkında polis ifadelerinde “uyuşturucu, fuhuş” gibi suçlamalara muhatap olduğu kamuoyuna yansıdı. Cebeci, Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu. Bu okulun İslami değerler ile bağlayıcı bir ilişkisi görünmüyor. Ama bir önceki okulu hakkında İmam Hatip Lisesi bilgisi var.

***

Aynı operasyonda tutuklanan Haber Türk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy’un mezun olduğu lise yazılı bilgilerde bulunmuyor. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi diplomasına sahip.

Haber Türk’ün bir önceki yıldızı Abdurrahman Veyis Ateş’in Bodrum’da bir otele çökme operasyonu esnasında yüklüce para kabul ettiği ortaya çıkınca kanal ile ilişkisi kesilmişti. Ateş bas bariton ses tonlamasıyla okuduğu haberler arasına bolca “vatan-millet-ezan-bayrak” kelimeleri serpiştirerek gözüne kestirdiği parti ve politikacıları “hainlikle” suçlamayı ilke edinmiş bir ekran yüzü idi. Tahsili de çok parlaktı. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunuydu. Hatta bir ara özel bir kolejde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliği de yapmıştı. Haber Türk operasyonu sırasında savcı ona da “uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırmak” suçlamasıyla ilgili sorular sordu.

***

Lüks otellerden sosyal medya paylaşımları yapan Kürşat Ayvatoğlu, bazı sahipleri tarafından “manda kasa” diye onore edilen büyük Mercedes otomobil içinde kokoin çeken görüntüleri deşifre edilince bütün ülke onu tanıdı. İfadesine kokain değil pudra şekeri dedi. Önce serbest kaldı sonra yeniden gözaltına alındı ev hapsi ile adliyeden çıktı. Ayvatoğlu hakkında bir milletvekilinin danışmanı denildi. Sonra vazgeçildi. En son AKP Genel Merkezinde ofis görevlisi olduğu kamuoyuna servis edildi. Olay 2021 yılında geçiyordu. Kürşat Ayvatoğlu 2500 lira maaş alıyordu. AKP’li üst düzey isimlerle fotoğraflar paylaşıyordu. Cuma namazlarına gidiyordu.

***

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı görevi yapmış eski Ordu Milletvekili İlhan Şener, Samsun İmam Hatip Lisesini başarıyla bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesini bitirip, Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde felsefe dalında yüksek lisans yapıyor.

Bu çok değerli AKP’linin başına gelen “talihsiz bir olay” onu yargı karşısına “zanlı” olarak çıkarttı. İhtiyacı olanları ya da talep edenleri çakarlı aracıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesine sokup orada devletin zirveleriyle fotoğraflar çektirip karşılığında 170 bin dolar (4 milyon lira) aldığı iddiasıyla hakkında açılmış bir dava bulunuyor.

***

Kütahya Valisini eksikliğini vurguladığı temel değerlerin tümü yukarıdaki kişilere bahşedilmiş. Yani hizmette eksiklik yok. O yüzden kimse suçlanmamalı. Ama görüldüğü gibi yeterli olamamış.

Burada dikkat çeken yön, İslami değerlere olan mesafeden ziyade paraya yakınlık olarak öne çıkıyor. Zaten konu hakkında atasözümüz de var:

-Paranın dini imanı yoktur!

Kontrolsüz çok para vücudu saran bir virüs gibi bütün bağışıklık sitemini çökertiyor.  Bakın asgari ücret ile hayatta kalmaya çalışan geniş kesimde (Ayşenur Arslan’ın şahane tanımıyla) “Fuhuşturucu” vakaları meydana geliyor mu?

Kapitalizmin bir azizeyi bir günde fahişe haline getirebilen kahredici gücü, parayla yıkananları daha kolayca etkisi altına alabiliyor. Buradan sakın “ne mutlu yoksul olana” anlamı çıkartılmasın tabii. Ama şu gerçeği de kabul edelim:

-Çok para herkesi bozar!