Cumhuriyet Bayramı sarstı

Türkiye Cumhuriyeti’nin 96. Yılı tüm yurtta büyük bir coşkuyla kutlandı. Bayram etkinlikleri soldan sağa, daha sağa, en sağa kadar bütün gazetelerde gayet güzel biçimde yansıtıldı, Yeni Akit hariç… Yeni Akit, eski Akit hiçbir vakit Cumhuriyet’i sevmedi.

30 Ekim 2019 tarihli gazeteler birinci sayfalarında Cumhuriyet Bayramını görkemli manşetlerle verdiler. Hükümet çevresinde halkalananlar Cumhuriyet’in 96. Yılını Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan üzerinden gördüler. Zaten Cumhuriyet olacak ki, Cumhurbaşkanı da bir şey ifade etsin.

Değişik zamanlarda iktidar tarafından yaptırılan kamuoyu araştırmaları kendi seçmenlerince de Cumhuriyet’in sevildiğini ortaya koyuyordu.

Bu yüzden 2014’de yapılan Cumhurbaşkanlığı Seçimleri sonrasında hızlı bir atakla Cumhuriyet Bayramı kutlamaları “yasa-dışı” etkinlik haline getirilmiş, CHP’lilerin Atatürk Anıtlarına çelenk koymalarına engeller konulmuştu. Bakıldı ki bu iyi bir şey değil. Millet Cumhuriyeti çok seviyor. O zaman bırakın kutlasınlar. Hayır bırakmayın birlikte kutlayalım. Hatta biz daha çok kutlayalım.

Ancak içselleştirme meselesi olmasın. Kutlansın ve geçilsin. Anıt Kabir ziyaretleri mahşeri hale geldi. Bizim İslam Cumhuriyeti projemizi biraz öteleyebiliriz.

Bu minval üzerine erken öten horozlarımız sussunlar. Atatürk heykellerini yerlerinden kaldırmayı da durdursunlar.

Cumhuriyetin içini boşaltalım, bayramın bir zararı yok. Hep topu tek gün, bırakın coşsunlar.

Fakat bu “hoşgörülü” yaklaşım istismar edildi. İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu Cumhuriyet Bayramı kutlamalarını iki güne yaydı. Ankara’da Anıtkabir, İstanbul’da iki gün kutlama, İzmir zaten ezelden beri oldum olası kendinden geçercesine kutluyor. Bütün bunlara bir de iki bin kişilik Ödemiş Zeybeği eklenince iktidar cenahında “N’ooluyoruz” halleriyle birlikte derin bir kaygı meydana geldi.

Mevcut ortamda çıkıp “Cumhuriyeti Sevmiyoruz” demek biraz abes kaçacaktı. Onun yerine “Cumhuriyeti kutlayanları sevmiyoruz” şeklinde yaklaşmak daha uygun olacaktı.

Star yazarı Ersoy Dede de bunu yaptı, 30 Ekim 2019 tarihli köşesinde…

Cumhuriyet Bayramı ile 15 Temmuz Darbe Girişimi arasında gayet güzel irtibatlandırma yaptı:

“Dün Cumhuriyet Bayramıydı… 15 Temmuz’da hükümet yıkılacak diye tencere tava çalanların tamamı büyük bir coşkuyla kutladılar Cumhuriyet Bayramını. Cehalet tam da böyle bir şey…”

Star yazarı bu tespiti yaptıktan sonra konuyu Tayyip Erdoğan’a getiriyordu:

“Ya sahiden 15 Temmuz’da yıkılacak olanın yıkılacak olanın Erdoğan iktidarı olduğunu zannediyorlardı, ya da Cumhuriyet hakkında zerre kadar fikir sahibi değiller. Erdoğan düşmanlığı öylesine kör etmiş ki gözlerini bu uğurda Cumhuriyeti bile feda etmeye hazırlar. Bunlara güvenip yola çıkılır mı?”

Bu muhteşem satırlar ne demek istediğini tam olarak ifade edemiyor olsa bile 2019’un 29 Ekim’inde yapılan Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının kendisini fena halde sarstığını ortaya koyuyor.  

Yoksa sadece Cumhuriyet marşları, şarkıları, türküleriyle yürümek tempo tutmak, alkışlamak neden Cumhurbaşkanına düşmanlık olsun ki?

Cumhuriyetin görkemli 96.Yıl kutlamaları çok şükür ki “ayaklanma provası” olarak telakki edilmedi. Sadece “düşmanca hislere” tercüman olmakla yetinildi. Kabul etmek gerekir ki:

Cumhuriyet Bayramı sarstı!